Jeopolitika Seti

Jeopolitika Seti


Stok Kodu: jeopolitikaset
Aynı gün kargo



Stokta yok

1) İnsanlığın Ön Cephesi Avrasya

Aleksandr Dugin, SSCB sonrasında Rusya’nın uluslararası arenada önemli siyasi aktörlerinden biri olarak öne çıktı. ABD’nin 1990’ların başında liberalizmin tek taraflı zaferini ilan ettiği günlerden bu yana dünyanın çok kutuplu bir yöne gitmekte olduğunu yazdı.

Bugün “Tarihin Sonu ve Son İnsan” gibi Batıcı tezler artık Batılı aydınlar tarafından bile itibar görmüyor. Herkes dünyanın kalbi Avrasya’daki gelişmeleri çok daha dikkatle izliyor, bölgedeki büyük kamplaşmada yerini alıyor.

Avrasya bugün Suriye, Türkiye, Rusya, İran, Irak ve hatta Güney Çin Denizi’nde insanlığın geleceğinin çizileceği büyük mücadelelerin alanıdır.

Dugin, işte böyle bir tablo içinde Rus jeopolitiğinin bölge ülkeleriyle aldığı ortak konumun altını çiziyor; “Rusya’nın sıcak denizlere açılma emelleri”ni ve diğer tüm ezberleri bozarak.

 

2) Avrasyacılık - Türkiye’deki Teori ve Pratiği

Uluslararası ilişkilerde en çok karşılaşılan kavramlardan biri Avrasya. Bir coğrafya alanını tanımlamanın ötesinde, uluslararası arenada ağırlığı olan bütün devletlerin stratejilerinin anahtar kavramı. Türkiye açısından ise, Atlantik sisteminde karaya oturan
milli devletin yüzdürülebileceği uçsuz bucaksız bir umman. Bu ummana yelken açma stratejisinin adı ise Avrasyacılık.

Doktor Mehmet Perinçek, Avrasyacılığın teorisini ve pratiğini iki bölüm halinde inceliyor.
İlk bölümde Avrasya stratejisi teorik düzlemde ele alınıyor.
İkinci bölümde ise, 1990’larda ABD’nin tek kutuplu dünya hedefiyle harekete geçmesiyle birlikte ortaya çıkan Avrasyacılığın, ülkemizdeki pratiği ele alınıyor.
Ekler bölümünde ise Avrasyacılığın teori ve pratiğinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bazı temel belgelere yer verilmektedir.

 

3) Türkiye İçin Jeopolitik Rota

Em. Tümamiral Soner Polat, önyargılardan arınarak ve ezberlenmiş kalıpları kırarak Türkiye için yeni bir jeopolitik rota çiziyor.

Bir devlet için değiştirilemez tek gerçeklik coğrafyadır. Coğrafya ile politika arasındaki köprüyü ustalıkla inşa edemezsek, sürekli yanılır ve yanlış tercihler yaparız.

Türkiye, öncelikli olarak Avrasya, ama aynı zamanda bir Akdeniz ülkesidir; Batı'nın kısır ve kısıtlayıcı kalıpları içine sıkıştırılabilecek, seçenekleri olmayan bir devlet değildir. Türkiye, coğrafyasının ve kültürünün oluşturduğu uygun atmosferle Avrasya'ya, İslam ülkelerine ve dünyaya açılabilecek her türlü imkâna sahiptir.

Türkiye'nin Avrasya'ya yönelmesi bir politika tercihi değil, jeopolitik bir zorunluluktur. Aksi durumda Batı'nın amansız saldırısı altında bölünüp parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

 

4) Avrasya’nın Kilidi Türkiye

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından belirli açılardan, adım adım yeniden şekillenen uluslararası ilişkiler alanında, siyaset zemininde sıfır toplamlı oyun yaklaşımının yerini daha faydacı taktiklerin olduğu anlayışlar alıyor. Bu yeniden şekillenme dönemi, ülkemizin uzun vadeli ihtiyaçlarının saptanması ve çözüm yollarının altının çizilmesinin ötesinde uluslararası ittifaklarının da yeniden gözden geçirilmesini -daha somut ifadeyle Atlantik dünyasının ihtiyaçlarının bir kenara bırakılıp bölge merkezli dış politika yapmaya mecbur olduğumuz bir anlayışı- zorunlu kılıyor.

Her kitabın ayrı bir konu üzerine odaklanacağı “Türk Jeopolitiği” dizimizin bu ilk kitabı, Türkiye’nin jeopolitik öneminin yanı sıra karşı karşıya olduğu kimi tehditler üzerine bir tartışma çerçevesi çiziyor. Yayınevimiz, dizimizin, ekonomi, güvenlik, enerji, sağlık, bilişim teknolojileri gibi kitaplarını da önümüzdeki dönemde okurlara sunacaktır.

Stok Kodu
jeopolitikaset
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat