Silivri'de Firavun TöreniSırtlan Pususu Sürüyor
Beşiktaş’ta sırtlan pususu devam ediyor: “Ey komplocular! Zalimsiniz siz, zalim! Hatta katilsiniz. Bilin ki, sizden çekinmiyorum. Çünkü ben, atalarımın vatanlaştırdığı bu toprakları, sizin anlayamayacağınız kadar büyük bir tutkuyla seviyorum. Biz buna kara sevda diyoruz. Vatan; anamın sıcak çorbası, babamın küçükken başımı okşadığındaki elinin sıcaklığı, tarlalarda, fabrikalarda emeğiyle çalışan insanımın nasırlı elleridir. Vatan; taksim gezi parkındaki ağaçlar, hes’lerle yok edilmeye çalışılan ırmaklar, ABD’lilerin at oynatamadıkları tek deniz olan Karadeniz, Konya’daki kıraç toprak, Edirne’deki Selimiye Camii’dir.
Bu kara sevda uğruna hürriyetten de, candan da geçeriz, bilesiniz. Ülkemdeki hukuka olan inancımı, insanlığa olan sorgusuz güvenimi, masumiyetimi, çocuklarımızın bu ülkenin adaletine, yönetenlerine ve geleceğe olan inançlarını öldürdünüz. Bizi zindanlara kapatarak susturmaya çalıştınız. Ancak susmadık, susmayacağız.
Boşuna uğraşmayın! Sesimiz hep kulaklarınızda yankılanacak. Kulaklarınızı tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak…”
Mustafa Önsel’in sorumlulara ve ilgili kişilere soruları var:
-
Milli ordunun tasfiye edilmesi karşısında daha ne kadar sessiz kalmayı düşünüyorsunuz?
-
Ne zamana kadar devam edecek bu rehinlik? Genel af projesinin PKK’yı ve elebaşını affetmek gibi bir amacı var mı? “Var da diyemem, yok da diyemem” diyen sevgili komutanım şimdi rahat uyuyabiliyor musun?
-
Yıllarca görev nedeniyle ayrı kaldığım eşimden, çocuklarımdan bir de hukuksuzca ayrı bırakılırken, siz torunlarınızı nasıl gönül rahatlığıyla sevebiliyorsunuz?
-
Nisan bildirisi yayımlayarak siyasete şekil vermeye çalışan komutanım; biz cezaevinde mağdurken, size hükümetçe tahsis edilen zırhlı araçla nasıl gezebiliyorsunuz?
-
Sahi, Dolmabahçe’de baş yetkiliyle sen ne konuştun? Hangi konuda ikna edildin? Yoksa bizlere yapılacak operasyonlara yeşil ışık orada mı yakıldı? Ne verdin, ne aldın?
-
Kumpas sonucu tutuklanan komutanların ABD'yi zora sokan, milli projeleri yöneten, Atatürkçü kimliğiyle öne çıkan kişiler olmaları ne anlam taşıyordu?
-
AKP ve F tipi cemaatin her yere sızması ve her kuruma kendi adamlarını yerleştirmesi girişimlerinin sözü edilen kumpasta payı var mıydı?
-
Düşmandan bile gelmeyecek kalleş pusu kimlerden geldi?
-
TSK, yaşanan bunca hukuk ihlallerine neden ses çıkartmadı? Yargısız infazlara ve üst kademedeki subaylara yapılan bu operasyona niçin seyirci kaldı?
-
NATO’da 2005-2008 yılları arasında görev yapan Karacı, Denizci, Havacı bütün subaylar bu komplo davası bahanesiyle içeri tıkıldılar. Bu siyasi ve stratejik açıdan nasıl okunmalıdır?
-
Komutanların şahsında TSK, dolayısıyla Türkiye üzerinde oynanan oyunda rol alanlar ve suç işleyenler kimlerdi?
“O kadar çok düşünüyor, o kadar çok üretiyor ve o kadar vatansever ki, onu niye üniformasından koparıp zindana tıktıklarını her yeni kitabında daha iyi anlıyorum. Beşiktaş’ta Sırtlan Pususu’yla tarihe ‘balyoz’ indiren Önsel, bu kitabında da ‘kumpas kurulurken hepiniz oradaydınız’ diyor.”
MÜYESSER YILDIZ
- Açıklama
Beşiktaş’ta sırtlan pususu devam ediyor: “Ey komplocular! Zalimsiniz siz, zalim! Hatta katilsiniz. Bilin ki, sizden çekinmiyorum. Çünkü ben, atalarımın vatanlaştırdığı bu toprakları, sizin anlayamayacağınız kadar büyük bir tutkuyla seviyorum. Biz buna kara sevda diyoruz. Vatan; anamın sıcak çorbası, babamın küçükken başımı okşadığındaki elinin sıcaklığı, tarlalarda, fabrikalarda emeğiyle çalışan insanımın nasırlı elleridir. Vatan; taksim gezi parkındaki ağaçlar, hes’lerle yok edilmeye çalışılan ırmaklar, ABD’lilerin at oynatamadıkları tek deniz olan Karadeniz, Konya’daki kıraç toprak, Edirne’deki Selimiye Camii’dir.
Bu kara sevda uğruna hürriyetten de, candan da geçeriz, bilesiniz. Ülkemdeki hukuka olan inancımı, insanlığa olan sorgusuz güvenimi, masumiyetimi, çocuklarımızın bu ülkenin adaletine, yönetenlerine ve geleceğe olan inançlarını öldürdünüz. Bizi zindanlara kapatarak susturmaya çalıştınız. Ancak susmadık, susmayacağız.
Boşuna uğraşmayın! Sesimiz hep kulaklarınızda yankılanacak. Kulaklarınızı tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak…”Mustafa Önsel’in sorumlulara ve ilgili kişilere soruları var:
-
Milli ordunun tasfiye edilmesi karşısında daha ne kadar sessiz kalmayı düşünüyorsunuz?
-
Ne zamana kadar devam edecek bu rehinlik? Genel af projesinin PKK’yı ve elebaşını affetmek gibi bir amacı var mı? “Var da diyemem, yok da diyemem” diyen sevgili komutanım şimdi rahat uyuyabiliyor musun?
-
Yıllarca görev nedeniyle ayrı kaldığım eşimden, çocuklarımdan bir de hukuksuzca ayrı bırakılırken, siz torunlarınızı nasıl gönül rahatlığıyla sevebiliyorsunuz?
-
Nisan bildirisi yayımlayarak siyasete şekil vermeye çalışan komutanım; biz cezaevinde mağdurken, size hükümetçe tahsis edilen zırhlı araçla nasıl gezebiliyorsunuz?
-
Sahi, Dolmabahçe’de baş yetkiliyle sen ne konuştun? Hangi konuda ikna edildin? Yoksa bizlere yapılacak operasyonlara yeşil ışık orada mı yakıldı? Ne verdin, ne aldın?
-
Kumpas sonucu tutuklanan komutanların ABD'yi zora sokan, milli projeleri yöneten, Atatürkçü kimliğiyle öne çıkan kişiler olmaları ne anlam taşıyordu?
-
AKP ve F tipi cemaatin her yere sızması ve her kuruma kendi adamlarını yerleştirmesi girişimlerinin sözü edilen kumpasta payı var mıydı?
-
Düşmandan bile gelmeyecek kalleş pusu kimlerden geldi?
-
TSK, yaşanan bunca hukuk ihlallerine neden ses çıkartmadı? Yargısız infazlara ve üst kademedeki subaylara yapılan bu operasyona niçin seyirci kaldı?
-
NATO’da 2005-2008 yılları arasında görev yapan Karacı, Denizci, Havacı bütün subaylar bu komplo davası bahanesiyle içeri tıkıldılar. Bu siyasi ve stratejik açıdan nasıl okunmalıdır?
-
Komutanların şahsında TSK, dolayısıyla Türkiye üzerinde oynanan oyunda rol alanlar ve suç işleyenler kimlerdi?
“O kadar çok düşünüyor, o kadar çok üretiyor ve o kadar vatansever ki, onu niye üniformasından koparıp zindana tıktıklarını her yeni kitabında daha iyi anlıyorum. Beşiktaş’ta Sırtlan Pususu’yla tarihe ‘balyoz’ indiren Önsel, bu kitabında da ‘kumpas kurulurken hepiniz oradaydınız’ diyor.”
MÜYESSER YILDIZStok Kodu:9789753438490Boyut:14 x 23 cmSayfa Sayısı:384Kapak Türü:KartonKağıt Türü:3. Hamur-
- Gündemdekiler
- Taksit Seçenekleri
- Maximum KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim22,7522,7537,9623,8964,1725,0392,9126,16122,2627,07
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.